deniz küser mi?

 

 

 

 

İhanet. Kan. Kor. Kor ateş. Aşk. Unutuş. Körlük. Yaş. Yaşlılık. Uzak. Gri. Geç. Yağmur. Uzaktan tozu dumana katarak gelen yağmur. Sessizce yaklaşan fırtına. Nefesini tutmuş bekleyen çöl. İçten içe kabaran deniz. Sakinleşemeyen dalgalar. Bir kulübe. İçinde bir kuyu. Çok derin. Karanlık. Bir kova. Su gelmiyor çekince. Kum geliyor. Islak bile değil, kuru kum. Kum kuyusu bu. Kum şimdi çok değerli. 

Dalgalarla savrulan bir deniz kabuğu. Gel git. Gel git. Ne zamana kadar. İçi boş. Canı gitmiş içinden. O zaman böyle savrulmazdı zaten. Bir yeri vardı. Tutunurdu kayalara. Canı gidince, yeri de gitti. Uçamayan bir poşet. Rüzgar ne kadar eserse essin havalanamayan. Yeryüzüne mahkum olmuş. Oysa içi boş. Hafif. Ama rüzgar kaldırmıyor onu. O mu istemiyor uçmak? Yoksa rüzgar mı istemiyor onu havalandırmak. Bilmiyorum küsmüşler işte. Kim bilir ne geçti aralarında. 

Deniz de küser mi acaba? Bir kayığa küsse onu kaldırmaz mı? Yoksa çıkarır atar mı kıyıya? Deniz kin tutamaz ki nasıl küsecek. En fazla kabarır, sert birkaç dalga yapar o. Sonra dağılır öfkesi. Öfke serttir. Sertleştirir. Deniz sertleşemez. Onun için öfke biriktiremez. Kin tutamaz. Deniz duygularını gizleyemez. Deniz tek. Dünyanın tüm denizleri tek bir deniz. Bölünür bölünür birleşir. Hem çok hem tek.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *